Skip to content Skip to footer

Öğrenme Senaryoları

Ceyda ÖZDEMİR – Future Classroom Lab (FCL) Pedagoji Çalışma Grubu Sorumlusu

deneme

GİRİŞ

Tüm dünyada teknolojinin getirdiği yenilik ve değişiklikler eğitime yön vermektedir. Ülkemiz eğitimin kalitesini artırmak ve 21. yüzyıl becerilerine sahip daha iyi nesiller yetiştirmek için bu yenilik ve değişiklikleri yakından takip etmektedir. Bu değişikliklerin bir gereği olarak, öğrencilerin esnek öğrenme ortamlarında bilgisayar ve iletişim teknolojilerini (BİT) kullanarak yenilikçi pedagojik yaklaşımlarla eğitim görmesi hedeflenmektedir. Senaryo Temelli Öğrenme (STÖ) yenilikçi pedagojik yaklaşımlara iyi bir örnek olabilir; çünkü 2023 Eğitim Vizyonu’nda tasarlanması öngörülen ‘bilginin beceriye dönüştürülmesi’ hedefiyle örtüşmekte ve 21. yüzyılın gerektirdiği becerilerin kazandırılmasını desteklemektedir. Bu yazıda, senaryo temelli öğrenme ile ilgili genel kavramlar, ilişkili yaklaşımlar, karşılaşılan güçlükler ve faydaları, öğretmen ve öğrencilerin rolleri ve öğrenme senaryolarının ilkeleri paylaşılacaktır.

Senaryo Temelli Öğrenme (STÖ)

STÖ gerçekçi bir bağlam içinde aktif öğrenme stratejilerini uygulamak için etkili bir yaklaşımdır. STÖ’de öğrenciler, farklı rolleri ve sorumlulukları içselleştirerek yeni bilgi ve beceriler edindikleri ve muhafaza ettikleri etkileşimli senaryolarda yer alırlar ve öğrenme süreçlerinde kararları veya seçimleri tıpkı gerçek hayattaki gibi sonraki olayları değiştirir (Mariappan, Shih and Schrader, 2004). Bu anlamda STÖ deneyimsel öğrenmeye benzer.

STÖ, öğrencilerin gerçek dünya ortamında gerçekçi görevler üzerinde çalıştıklarında öğrenmenin gerçekleştiğini iddia eden yerleşik öğrenme (Situated Learning) teorisi ilkelerine dayanmaktadır (Winn, 1993). Öğrenme, öğrencilerin zihninde gerçekleşmez; ilkeleri keşfetmek ve kritik yeterlilikleri geliştirmek için öğrencilerin aktif katılımını ve uygulamalarını içeren özgün bir bağlamda yer alır. Bu nedenle, STÖ öğrencilerin motivasyonunu, ilgisini ve katılım isteğini artırır.

Proje tabanlı öğrenme, probleme dayalı öğrenme, sorgulamaya dayalı öğrenme, vaka temelli öğrenme ve rol oynama ilkeleri; senaryoların gerçek dünyadaki problem çözme, düşünme, karar alma, eleştirel düşünme, bağımsız öğrenme, etkili bir iletişim, iş birliği yapma, farklı bakış açıları oluşturma ve profesyonel kültürün üstlendiği roller, sorumluluklar ve zorluklarla ilgili olarak yaratıcı davranma noktasında öğrencileri bağlayacak şekilde tasarlanması bakımından STÖ ile uyumludur (Errington, 2010).

Errington (2005) ‘a göre, dört tür senaryo vardır: tıp, hukuk, eğitim alanı vb. mesleklerle ilgili edinilen bilgi ve becerileri göstermek için beceri temelli senaryolar; edinilen becerileri iyileştirmek, eleştirel düşünme becerisini geliştirerek sorunları belirlemek ve takip etmek için problem temelli senaryolar; ilgili mesleki konuları araştırmak ve tartışmak için konu temelli senaryolar; ve bilgiyi varsayımsal mesleki durumlara (yani geçmiş olaylar, gelecekteki kurgular, eğilimler vb.) uygulamak için kurgu temelli senaryolar.

STÖ, öğrencilerin teorileri ve kavramları gerçek dünyadaki durumlarda uygulamalarına izin veren öğrenci merkezli bir yaklaşımdır. Öğrenciler anlamlı bir bağlamda bir şeyler yaparak yaşayarak daha iyi öğrenirler. Bu noktada STÖ, öğrencilerin geçmiş deneyimlerden anlam oluşturarak öğrenebildikleri ve ön bilgilerini etkinleştirdikleri yapılandırmacı görüşü desteklemektedir (Mery ve Blakiston, 2010; Iverson ve Colky, 2004). Böylece, pasif bilgi alıcı rolü ve yeni kavramların ezberlenmesi yerine öğrenciler üst düzey düşünme becerilerini (analiz etme, değerlendirme ve yaratma) ve gerçek yaşam becerilerini geliştirme ve uygulama fırsatı bulurlar.

Senaryolar öğrencilere hem ilgi çekici hem de motive edici özgün bir öğrenme deneyimi sunsa da bir senaryo tasarlamak zor ve zaman alıcı olabilir; bu nedenle öğretmenlerin pedagojik bilgilerini geliştirmeleri ve iyi eğitilmeleri gerekir. Bir senaryo geliştirmek için öğretmenler hedefleri, trend konularını, öğrenme çıktılarını, kendilerinin ve öğrencilerin sorumluluklarını ve rollerini, materyalleri ve kaynakları, değerlendirme araçlarını ve yöntemlerini belirlemeli; daha sonra süreç içinde aktif bir şekilde planlar yapmalıdır.

STÖ’de öğrenci ve öğretmenlerin sınıftaki rolleri değişmektedir. Öğrenciler daha fazla bağımsız ve özerk olurken, öğretmenler kolaylaştırıcı ve birlikte öğrenen rolünü benimser. Öğrenciler öğrenmeleri için sorumluluk alırlar ve öğrenme süreçlerine aktif olarak katılırlar. Öğretmenler, bilgi aktarıcıdan ziyade bilgiyi gerekli olduğu gibi düzenleyen arabuluculardır. Öğretmenlerin diğer rolleri şu şekildedir:

  • Öğretmenler gelişmiş pedagojik uygulamaları konusunda daha hevesli hale gelirler,
  • Sınıf yönetimini değiştirirler,
  • Etkileşimli ve öğrenci merkezli senaryolar planlarlar,
  • Demokratik ortam yaratırlar,
  • Öğrencileri sorumlu ve özerk olmaya teşvik ederler,
  • İletişimi ve iş birliğine dayalı öğrenmeyi teşvik ederler,
  • Eleştirel düşünmeyi, üst düzey düşünmeyi ve gerçek yaşam becerilerini geliştirirler,
  • Eğitimdeki yenilikleri takip eder,
  • Meslektaşları ile iş birliği yaparlar.

Herhangi bir yapılandırmacı yaklaşımda olduğu gibi, hatalar doğaldır ve öğrenme sürecinin kaçınılmaz bir parçasıdır (Mariappan, Shih ve Schrader, 2004). STÖ’de hatalar, öğrencilere bunları düzeltme ve onlardan öğrenme şansı verir. Böylece öğrenciler gelecekte daha iyi seçimler yapar. Değerlendirme, STÖ’de biçimlendirici (formative) veya özetleyici (summative) olabilir. Öğrenciler senaryoyu tamamladıklarında, süreçteki deneyimleriyle ilgili yazılı veya sözlü bir yansıtma ve öz değerlendirme sağlayabilirler. Öğretmenler ayrıca öğrencilerin performansını ve ilerlemesini gözlemler, günlük tutar ve senaryoları yeniden tasarlamak ve öğrencilerin ihtiyaçlarını daha iyi karşılamak için öğrencilerden geri bildirim alırlar.

Senaryolar, daha geniş çerçeveyi ve genel fikirleri yaklaşık 10 cümleyle açıklar. Ders planları değildirler, ancak öğretmenler bir senaryoda öğrencilerin ihtiyaçlarına uyan farklı öğrenme etkinlikleri için ders planları oluşturabilirler. Senaryoların genel ilkeleri aşağıdaki gibidir:

  • Özgün olmalıdır.
  • Senaryo ilgi uyandırmalı ve motive etmelidir.
  • Senaryolar gerçek olaylara dayanmalı ya da gerçek olaylara olabildiğince benzemelidir.
  • Senaryolar eğitimsel amaçlara hizmet etmelidir. Öğrencinin problem çözme, tartışma becerilerini ve yaratıcılığını geliştirmelidir.
  • Senaryolar öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerine uygun olmalıdır. Öğrenci önceki bilgilerini kullanarak geliştirmeli, yeni konuyla sentezlemelidir.
  • Senaryoda olay yansız ve nesnel olarak ifade edilmeli, herhangi bir çözümün ya da tekniğin lehine olan görüşlere yer verilmemelidir.
  • Çok sayıda öğrenciye ulaşmak için farklı özellikteki uyarıcılar seçilmelidir: Görsel, işitsel, video-film vb.

MEB, esnek öğrenme alanlarında yenilikçi pedagojileri güçlendirmek amacıyla senaryo temelli öğrenme yaklaşımını Katılımcı Sınıf için Yenilikçi Teknolojiler [iTEC] (https://itecturkey.eba.gov.tr/), Geleceğin Sınıfını Tasarlama [FCL] (https://fclturkiye.eba.gov.tr/) ve Designing Future Innovative Learning Spaces [Design FILS] (https://designfils.eba.gov.tr/projeleri ile desteklemektedir. iTEC’te Avrupa Okul Ağı, teknolojinin kullanım şeklini dönüştürmek ve okullarda eğitim öğretimi eğitim reformu olarak yeniden tasarlamak için 2010-2014 yılları arasında eğitim bakanlıkları, teknoloji sağlayıcıları ve araştırma kuruluşlarıyla birlikte çalıştı. FCL’de, okul liderleri, politika yapıcıları, öğretmenler ve BİT tedarikçileri, bir okulda BİT’in yenilikçi kullanımını tanıtarak yenilikçi eğitim ve öğretim uygulamalarına yönelik net bir vizyon sağlayan ve öğrencilerin 21. Yüzyıl becerilerini edinmesini destekleyen Geleceğin Sınıf Senaryolarını oluşturur ve uygularlar. Design FILS projesindeki amaç ise, AB düzeyindeki esnek öğrenme ortamlarında teknoloji, yenilikçi pedagoji, disiplinler arası öğrenme senaryoları alanlarında öğretmenlerin mesleki gelişimlerine katkı sunmak, ulusal ve uluslararası düzeyde yürütülen çalışmaları desteklemektir. MEB tarafından yürütülen ve  Avrupa’dan 7 ortağın katkılarıyla uygulanan bu proje, Avrupa Okul Ağı tarafından desteklenen yenilikçi ve esnek öğrenme ortamları uygulamaları ile büyük ölçüde aynı amaçları taşımaktadır.

Sonuç

Bakanlığımız nitelikli eğitimi sağlamak üzere eğitim ortamına yenilikçi bir vizyon kazandıran öğrenme senaryolarını iTEC, FCL ve Design FILS projeleri ile desteklemektedir. Bu projeler esnek öğrenme alanlarında teknoloji destekli yenilikçi pedagojileri güçlendirmeyi hedeflemekte, bu kapsamda senaryo temelli öğrenme yaklaşımını ön plana çıkarmaktadır.

Eğitimde kaliteyi arttırma amacıyla oluşturulan 2023 Eğitim Vizyonu belgesine uyumlu olarak senaryolar bilginin beceriye dönüştürülmesini sağlayarak öğrencilerin 21.yüzyıl becerilerini kazanmasına katkı sağlayacaktır. Böylelikle, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri ya da gerçek hayata yakın senaryolar üzerinden öğrenciler, eğitim öğretim sürecinde aktif rol alırlar. Anahtar beceriler kapsamında, öğrencilerin problem çözme, yaratıcı ve eleştirel düşünme, etkili iletişim, iş birliği yapma ve sorumluluk alma becerileri gelişir.

Bir senaryo geliştirmek için öğretmenler hedefleri, trend konuları, öğrenme çıktılarını, kendilerinin ve öğrencilerin sorumluluklarını ve rollerini, materyalleri ve kaynakları, değerlendirme araçlarını ve yöntemlerini belirlemeli; daha sonra süreç içinde aktif bir şekilde planlar yapmalıdır. Geliştirilen senaryolar özgün, gerçekçi, motive edici, eğitsel amaçlara ve öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyelerine uygun olmalıdır. Büyük ölçüde Avrupa Okul Ağı tarafından hazırlanan ve uygulanan örnek senaryolara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

https://fcl.eun.org/directory

https://itec.eun.org/web/guest/scenario-library

Kaynaklar

Errington, E. (2005). Creating Learning Scenarios. Palmerston North, New Zealand: Cool Books.

Errington, E. (ed). (2010). Preparing Graduates for the Professions Using Scenario-Based Learning. Mount Gravatt, Queensland: Post Pressed.

Iverson, K.&Colky, D. (2004). Scenario-based e-learning design. Performance Improvement, 43(1), 16-22. Retrieved from ERIC database.

Mariappan, J., Shih, A. and Schrader, PG. (2004). Use of Scenario-Based Learning Approach in Teaching Statics. Proceedings of the 2004 American Society for Engineering Education Annual Conference and Exposition, Utah, June.

Mery, Y. andBlakiston, R. (2010). Scenario-Based E-Learning: Putting the Student in the Driver’s Seat. 26th Annual Conference on Distance Teaching and Learning. 4-6 August, 2010. 1-5

Winn, W. (1993). A constructivist critique of the assumptions of instructional design. In T. M. Duffy, J. Lowyck, & D. H. Jonassen (Eds.), Designing environments for constructive learning (pp. 189-212). Berlin: Springer-Verlag

Önerilen referans şekli: Milli Eğitim Bakanlığı [MEB]. (2020). Öğrenme Senaryoları. Milli Eğitim Bakanlığı -Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü, Ankara, Turkey. Erişim: https://edusimsteam.eba.gov.tr/?page_id=352